Ana Sayfa / Alt Manşet / KKTC Meclisi Genel Kurulu’ndan… [12.02.2018]

KKTC Meclisi Genel Kurulu’ndan… [12.02.2018]

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, CTP-HP-TDP-DP Koalisyon Hükümeti’nin programını görüşmek üzere Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay başkanlığında saat 10.40’ta toplandı.

Cuma günü Başbakan Tufan Erhürman tarafından Meclis’te okunan hükümet programıyla ilgili görüşmeler bugün tamamlanırsa, Meclis 14 Şubat Çarşamba günü hükümete güvenoyu oylaması için toplanacak.

Hükümet Programı üzerindeki görüşmenin gece yarısından sonra tamamlanması halinde ise güven oylaması Perşembe gününe kalacak. Güven oylamasında 26 evet aranacak.

Genel Kurul toplantısında ilk olarak, onaya bilgiye sunuş işlemine yer verildi.

Bu bölümde Meclis’te grubu bulunan partilerin grup başkan vekillerine ilişkin tezkere bilgiye getirildi.

Buna göre UBP Grup Başkan Vekilleri Dursun Oğuz ve Ersin Tatar, CTP Grup Başkan Vekilleri Fazilet Özdenefe Kürşat ve Asım Akansoy, HP Grup Başkan Vekilliklerine ise Hasan Topal ile Mesut Genç oldu.

ÖZGÜRGÜN: “CUMHURBAŞKANI DA BU KOALİSYONA DAHİL”

Meclis Genel Kurulu’nda Hükümet Programına ilişkin ilk sözü alan UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, halk iradesinin yansıtmadığını savunduğu hükümetin başarılı olmasını diledi ve “Bu hükümete mahşerin 4 atlısı diyecektim ama 5 ortaklık var. Cumhurbaşkanı da bu koalisyona dahil” dedi.

Bu zorlama birlikteliklerine daha önce de şahit olduğunu, intikam duygularıyla kurulan hükümetlerin programlarında yer alanların hayata geçirildiğine şahit olmadığını dile getiren Özgürgün, bu tür oluşumların halkı mutlu etmediğini ve bir sonraki seçimde halkın intikamını aldığını dile getirdi.

“KKTC TARİHİNDE İLK KEZ HÜKÜMET PROGRAMINDA KIBRIS KONUSU YOK”

Özgürgün, KKTC tarihinde ilk kez hükümet programında Kıbrıs konusunun yer alamamasını eleştirerek, Güney’de gerçekleştirilen seçimlerin ardından ortaya çıkan bir dizi yeni olayın ardından hükümetin herhangi bir açıklama yapmamasını da eleştirdi.

Özgürgün, ana muhalefet partisi olarak halkla birlikte hükümetten tepki beklediklerini, hükümet kim olursa olsun halkın mutluluğu için katkı koymaya devam edeceklerini söyledi.

“KÖKLÜ DEĞİŞİKLİK YOK”

Kurumların Kıbrıs Türk halkının iadesiyle yönetilmesi gerekir fikrini savunanların hazırladığı hükümet programında, seçim meydanlarında söylenenlerin meydanlarda kaldığını gördüklerini belirten Özgürgün, 47 sayfalık programda ülkede köklü değişiklik öngören herhangi bir şey olmadığını kaydetti.

Özgürgün, programda, TC ile ilişkiler, Kıbrıs konusu, kabloyla elektrik getirilmesi konularında hiçbir şey olmamasını eleştirerek, “TC olmadan bu adada var olmamız mümkün değildir” dedi.

Ülke ve halk adına atılacak her türlü adıma destek vereceklerini aksi durumda var güçleriyle karşı duracaklarını ifade eden Özgürgün, uygulanabilirlik güveni vermeyen hükümet programının üzerinde durulması gereken detaylara sahip olduğunu, bunun yanında icraat odaklı olmadığını kaydetti.

“ELEŞTİRİ ŞİDDETİNİ ARTIRACAĞIZ”

Özgürgün, sandık iradesi olmayan bir koalisyonun büyük bir risk alarak hükümet kurduğunu savunarak, ilk toplantıda hükümeti çok eleştirmeyeceğini icraatlardan sonra eleştiri şiddetini arttıracaklarını belirtti.

“BİZİ RAKİP GÖRÜP MUHALEFET EDEN CUMHURBAŞKANI DA BU KOALİSYONA TARAF OLDU”

Hükümetin bir dizi ilkle göreve geldiğini, ilk kez 21 milletvekiliyle bir partinin Meclis Başkanlığını alamadığını hatırlatan Özgürgün, “Hiçbir kararnamemizi imzalamayan, bizi kendine rakip görüp muhalefet eden Cumhurbaşkanı Akıncı da bu koalisyona taraf oldu. Siz rahat olun size bunları yapmayacaktır” dedi.

Kıbrıs konusunda gelinen noktayı da eleştiren Özgürgün, “Cumhurbaşkanı, BM kasasına kilitlenen haritayı WhatsApp’tan gönderilen kasa şifresiyle mi aldı?” diye sordu.  Özgürgün, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın Kıbrıs konusunda eski Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’yla da diyaloğa girmemiş olmasını eleştirdi.

Özgürgün, Rum tarafı Kıbrıs Türklerini eşit görüp ve azınlık olmadığını kabul ederse çözülebileceğini kaydederek ancak bunu görüp kabul etmedikleri için çözülmesinin zor olduğunu, adanın Yunanlaşması noktasından bir santim kaymadıklarını belirtti.

Özgürgün, “Hükümet, bu Rumlarla birşey olmaz diyerek konuyu programa koymadıysa, tüm eleştirilerimi geri alacağım” dedi.

Hükümetin başarılı olmasını halk adına temenni ettiklerini belirten Özgürgün, hükümetin ve Cumhurbaşkanı’nın tavrını da yakından izleyeceklerini, çomak sokmadan iyi niyetle tavır alacaklarını belirtti.

UBP Genel Başkanı Özgürgün, tüm bunlardan dolayı sürdürülebilir bulmadığı bu hükümetin programına ret oyu vereceklerini vurguladı.

ARIKLI: “DERYA YEMİNİNİ TEKRARLASIN… AKSİ HALDE KÖTÜ EMSALLERE YOL AÇACAK”

Özgürgün’ün ardından söz alan YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, ilk olarak CTP Milletvekili Doğuş Derya’nın yemininin geçersiz olduğu yönündeki iddiasını yineleyerek, yeminin tekrarlanmasını istedi aksi halde kötü emsallere yol açacağını öne sürdü.

Arıklı, TC’nin Suriye’de ciddi bir savaş sürdürdüğünü, KKTC hükümetinin de bu konuda bir karar üretmesi gerektiğini belirtti.

Arıklı, “polisin sivile bağlanması, Merkez Bankası Müdürü’nün, Sivil Savunma Başkanı’nın ülkeden atanması konusunda demeçler verip yaygara koparıldığını”  belirterek, hükümet programında bu konularda tek satır olmadığını, bet ofisler konusunda da sessizliğe büründüklerini savundu.

“HİÇ ŞIK DEĞİL”

İlk kez hükümet programında Kıbrıs konusunda tek satırlık bir şey olmamasını görerek üzüldüğünü kaydeden Arıklı, Dışişleri Bakanı Kudret Özersay gibi yetkin bir müzakerecinin bile konuyla ilgili yorum yapamayacak noktaya getirilmesinin hiç şık olmadığını kaydetti.

Toplumun en önemli gereksinimlerinden olan Bilişim Yasası’yla ilgili de hükümet programında bişey olmadığını eleştiren Arıklı, bu konuda kişiye göre adalet uygulamasının değiştirileceğini sanarak yanıldıklarını söyledi.

“FARKLI MUAMELE EDİLİYOR”

KKTC’de adalet konusunda sıkıntılar yaşandığını, geciken adaletin adalet olamayacağını en iyi Başbakan’ın bileceğini kaydederek, Afrika’ya yapılan saldırının ve Meclis’te yaşananların doğru olmadığını herkesin bildiğini ancak davaları süren 6 kişiye geçmişte bu tür eylemlerde yer alanlardan farklı muamele edildiğini söyledi.

Arıklı, Afrika gazetesindeki yazıları okuyarak eleştirilerde bulundu ve hükmet icraatlarıyla ilgili, din dersleri, YÖDAK, GSM gibi konularda öneri ve taleplerde bulundu.

Arıklı, hükümetin yolsuzlukların üzerine gidilecek iddiasıyla kurulduğunu; Merkezi İhale Komisyonu’nun durumunun içler acısı olduğunu, bu konuda yapılacak her şeye destek vereceklerini anlattı.

“ADIM ATILIRSA ALKIŞLARIZ”

Özersay’ın Ercan Havaalanı yolsuzluğuyla ilgili 2 kişi hakkında polise şikayette bulunduğunu anımsatarak bu konuda adım atılması halinde Meclis kürsüsünden alkışlayacağını söyleyen Arıklı,  özel sektörde sendikalaşmayı destekleyerek şu anki sendikal yapıyı eleştirdi.

Arıklı, sekreterinin İhtiyat Sandığı’ndaki parasını alamadığını dile getirmesi üzerine “Sekreterinizi de mi yurt dışından getirdiniz?” diye soran Çalışma Bakanı Zeki Çeler’e, “4 dil bilen sekreter bul onu çalıştırayım yoksa sekreterimi nerden getireceğimi size soracak değilim herhalde” şeklinde cevap verdi.

YDP Genel Başkanı Arıklı, parti MYK’sının atılacak yanlış adımlara alet almama noktasında hükümet güvenoyu vermeme kararı aldığını açıkladı.

AKANSOY: “GERÇEKLERDEN YOLA ÇIKILDI, YAPILAMAYACAK SÖZLER VERİLMEDİ”

CTP Milletvekili Asım Akansoy ise, parlamenter sistemde hareket eden bir ülke olduğunu ve bu doğrultuda ortaya çıkacak olasılıklara açık oldukları, Anayasa’nın da bu imkanı verdiğini anlattı.

Hükümet programında, gerçeklerden yola çıkıldığını yapılamayacak sözlerin verilmediği bir siyasi anlayışla hareket edildiğini belirten Akansoy, eleştiri yaparken geçmişte ortaya konanların ne kadarının hayata geçirildiğine bakarak kıyaslamayı ona göre yapmak gerektiğini söyledi.

Akansoy, programın en heyecan verici yanının “ben yaparım olur” dememesi olduğunu, bunun siyasi tarihte yeni bir anlayış olduğunu belirterek, “Çoğunluğun iktidarını değil çoğulcu yapının iktidarını sürdürmeye çalışmalıyız” dedi.

Doğuş Derya’nın yeminine yapılan itirazın da değerlendirildiğini ve Meclis hukukçularının verdiği bilgi doğrultusunda konuyu kapayıp sorun çıkarmama kararı aldıklarını anımsatan Akansoy, bundan sonra Meclis içerisinde milletvekillerine yönelik rahatsız edici söylemlere gereken tepkiyi göstereceklerini belirtti.

Eski Yüksek Mahkeme Başkanı Nevvar Nolan’ın Yenidüzen gazetesinde bugün yayımlanan röportajından bazı bölümleri okuyan Akansoy, kendisinin de Nolan gibi ötekileştirme yapılmadan hareket edilmesinin gerekliliğine inandığını söyledi.

TATAR: “AŞIRI TAHRİKLERE MÜDAHALE EDİLMELİ”

UBP Milletvekilli Ersin Tatar konuşmasında, demokrasilerde de fikir özgürlüklerine dikkat etmek gerektiğini, aşırı tahriklere müdahale edilmesi gerektiğini söyledi.

Çalışma izinleri konusuna değinen Tatar, fazla beklenmesi halinde iş yerlerinin bundan zarar görebileceğini belirtti.

Tatar, belediyelerle ilgili reformların da süratle ele alınması gerektiğini, sağlıkta da bekleyen sorunlar olduğunu kaydederek, finansmanın nasıl sağlanacağını sordu.

Genel Sağlık Sigortası’nın bir türlü hayata geçirilemediğini söyleyen Tatar, bu projenin tamamlanması gerektiğini kaydetti.

Ekonomiyi büyümek için projelerin neler olduğunu soran Tatar, hükümet programında detayları bulamadıklarını söyledi.

Tatar, elektrik ihtiyacının sürekli arttığını, yeni santrallerle bu ihtiyacı karşılamanın mümkün olmadığını bunun sağlığı ve çevreye olumsuz etkisi olacağını ifade etti.

“DENK BÜTÇE AÇIKLAMALARI GERÇEĞİ YANSITMIYOR”

UBP Milletvekili Ersin Tatar, Ercan Havalimanı ve bütçe konusunda da eleştirilerde bulunarak, bütçenin “denk olduğu” yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.

ATUN: “HALKIN YÜZDE 36’SININ OY VERDİĞİ KESİM İRADENİN DIŞINDA”

UBP milletvekili Sunat Atun, hükümete başarılar dileyerek, ana muhalefet olarak üzerlerine düşen görevi yerine getireceklerini kaydetti.

Hükümetlerin halkların en çok oy verdiği partiler arasında kurulduğunu belirten Atun, kurulan hükümetlerin siyasi istikrar teskin eden ve geniş tabanı olan hükümetler olması gerektiğini belirtti.

Atun, 27 sayısı olan bir hükümetin nasıl istikrarlı bir çalışma yapacağını sorarak, hükümet tabanları geniş olan hükümetlerin halk tarafından daha inandırıcı bulunduğunu söyledi.

Halkın yüzde 36’sının oy verdiği kesimin iradenin dışında kaldığını anlatan Atun, halkın sandıkta CTP’ye yetki vermek istemediğini belirtti.

Atun, dört partinin her birinin kendine göre ideolojisi olduğunu, Kıbrıs sorunu gibi temel bir konuda hükümetin bir fikri bulunmadığını kaydetti.

Kıbrıs sorunu ile ilgili dış temsiliyetlerde, organizasyonlarda nasıl bir politika izleyeceğini soran Atun, bu noktanın bile dörtlü yapıyı bir araya getirmenin zorluğunu gösterdiğini belirtti.

Devlet Planlama Örgütü’nün Orta Vadeli Programı’na ciddi şekilde eğilmek gerektiğini dile getiren Atun, 2019-21 yılı Mali Ekonomik Programı çalışmalarına en kısa sürede başlanmasının gerektiğini kaydetti.

Yeni hükümetin KKTC adına 2016-2018 yılı Mali Ekonomik Programı’na imza atılması gerektiğini dile getiren Atun, bu imza ile hükümet programına ters düşülmüş olacağını, bunun nasıl bir manevra ile aşılacağını sordu.

Hükümetin fuel oil ile enerji sağlanmasına karşı olmadığını gördüklerini söyleyen Atun, bunun hem maddi, hem de çevre açısından sorun yarattığını, kabloyla elektrik getirilmesinin bu riskleri azaltacağını, bu projenin terk edilmesini eleştirdi.

Hükümet programında doğalgaz konusunda hükümetin edilgen bir tavır içinde duracağının belirtildiğini söyleyen Atun, bu konuda Türkiye’nin tek başına bırakıldığını belirtti.

Atun, “Göç Yasası”, “Özelleştirme Yasası” gibi konularında muhalefette iken eylem yapan siyasi partilerin tümünün bugün hükümette olduğunu ancak bu yasaları kaldırmakla ilgili bir hedeflerinin hükümet programında yer almadığını söyledi.

BEROVA: “HÜKÜMET PROGRAMI ZAYIF”

UBP milletvekili Özdemir Berova, program içinde birbiriyle çelişen, genel hedef olarak zayıf bir hükümet programı olduğunu savundu.

Bütünsellik anlamında ciddi sıkıntılar yaşanacağını öngördüğünü söyleyen Berova, değerlendirildiği zaman birçok maddenin içinin boş olduğunu gördüğünü kaydetti.

Ülkenin coğrafi konumuna bakıldığında, dört bir yanında sorunlar yaşandığını, hal böyleyken Dışişleri Bakanlığı’nın bu konulara yönelik ve Kıbrıs konusuna yönelik vereceği beyanatın hükümetin beyanatı olup olmayacağının tereddütlü olacağını kaydeden Berova, bir harita üzerinde Kıbrıs ve etrafında yaşanan sorunları aktardı.

“EĞİTİM BAKANLIĞI’NIN İÇİ BOŞ… TAM GÜN EĞİTİM YOK”

Hükümet programının Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ile ilgili bölümün içinin boş olduğunu savunan Berova, özellikle tam gün eğitim konusunda bir maddenin yer almamasının eleştirdi.

Hükümet programına göre nasıl bir nesil yetişeceğine bakıldığında yapılan tanımlamaya itirazları olmadığını ancak Atatürk ilkeleri ve milli dava, varoluş mücadelesi gibi konuların hangi şekilde yer alacağının belli olmadığını söyleyen Berova, UBP’nin bunu kabul etmesinin mümkün olmadığını belirtti.

Berova, programda, Milli Eğitim Yasası’nın güncelleneceğinin belirtildiğini söyleyerek, bunun da altının doldurulması gerektiğini, aksi takdirde hükümetin milli mücadele ruhunu ve davayı unutturan bir gençlik yetiştirmek istediğinin ortaya çıkacağını savundu.

Okul bütçelerinin oluşturulması konusunun programda yer almadığını söyleyen Berova, bu uygulamanın nasıl ele alınacağını sordu.

“KOLEJ SINAVLARI KONUSUNDA NE YAPILACAK?”

Yıllık eğitim süreleri, sınav ve yarışmacı sınavlar ve öğretmen sayısı konusunda yapılacakların da tam olarak belirlenmediğini belirten Berova, örneğin kolej sınavları konusunda ne yapılacağını sordu.

Yükseköğretim burslarının yeniden düzenlenmesinde kriterlerinin ne olacağını soran Berova, şu anda var olan kriterlerin ne şekilde değişeceği hakkında da bilgi istedi.

Berova, DAÜ, YÖDAK ve Atatürk Öğretmen Akademisi ile ilgili maddelerin de içinin boş olduğunu kaydetti.

HASİPOĞLU: “TEKRAR BİR MÜZAKERE MASASI KURULACAKSA BU HÜKÜMETİN VİZYONUNUN NE OLDUĞUNU BİZ BİLEMEYECEK MİYİZ, GÖREMEYECEK MİYİZ?”

Cumhuriyet Meclisi’nde Hükümet Programı görüşülmeye devam ediyor. Toplantının öğleden sonraki bölümünde söz alan UBP milletvekilleri, hükümet programıyla ilgili eleştiriler yaparak önerilerde bulundu.

UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, hükümet programına ilişkin yaptığı konuşmasına, Afrin’de şehit olan askerlere Allah’tan rahmet dileyerek başladı.

Hasipoğlu, Dışişleri Bakanlığı’nın hükümet programına Kıbrıs konusunda bir hükümet politikası ortaya koymadığını, bir vizyonu olmadığını ileri sürdü.

KKTC’nin dış politikasının bu şekilde şekillenemeyeceğini ifade eden Hasipoğlu, program içinde KKTC ibaresinin yer almadığını savunarak bunu eleştirdi.

Hükümet programında müzakerelerle ilgili bir duruş ortaya koyulmadığını da ifade eden Hasipoğlu, geçmiş hükümet programlarından örnekler verdi.

Dışişleri Bakanlığı’nın programında yurt dışı temsilciliklerinde ülke tanıtımıyla ilgili ibarelerin yer aldığını ifade eden Hasipoğlu, HP’nin manifestosunda çok güzel ifadelerin yer aldığını belirtti.

Hasipoğlu, “Tekrar bir müzakere masası kurulacaksa bu hükümetin vizyonunun ne olduğunu biz bilemeyecek miyiz, göremeyecek miyiz?” diye sordu.

Tekrar müzakere süreci başlayacaksa masaya nasıl oturulup, masadan nasıl kalkılacağının programda yer almadığına işaret eden Hasipoğlu, bu konuda neden uzlaşılamadığının şimdi daha net anlaşılabileceğini, çünkü 4 partinin de Kıbrıs konusundaki vizyonu ve bakış açısının birbirinden çok farklı olduğunu kaydetti.

“Bizim bir müzakere stratejimiz olmalıydı. Ama bu konuda bir fikir birliğiniz yok, keşke bu konuda bir fikir birliğiniz olsaydı” diye devam eden Hasipoğlu, bu hükümet programının geri çekilip, yeniden hazırlanması gerektiği görüşünü dile getirdi.

Hasipoğlu, “Hükümet programına nasıl sonuç alıcı bir siyaset güdülür, onu yazsın Dışişleri Bakanı…” dedi.

Kapalı Maraş konusunun ve Maronit açılımının da hükümet programında yer almadığına işaret eden Hasipoğlu, bu konularda halka hesap verilmesi gerektiğini kaydetti.

Hasipoğlu, hükümet programında yer alan “Taşınmaz Mal Komisyonu için yeni ve makul bir finansman modeliyle desteklenmesi için gerekli tedbirlerin alınacağı” ifadesine de değinerek, bu konuda daha açık olunmasını istedi.

GÜNDÜZ: “HÜKÜMET PROGRAMINDA YAZILANLARIN NE KADARININ YAPILABİLECEĞİ BÜTÇEDE ORTAYA ÇIKACAK”

Hasipoğlu’dan sonra söz alan UBP Milletvekili Menteş Gündüz, hükümet programında yazılanların ne kadarının yapılabileceğinin, hükümet programının oylanmasının ardından görüşülecek bütçede ortaya çıkacağını söyledi.

Müşavirlik konusuna değinen Gündüz, müşavirlerin göreve çağrıldıklarında geçmişteki statüleri dikkate alınarak, oda ayrılarak, ita amiri belirlenerek göreve çağrılması gerektiğini, konunun takipçisi olacaklarını kaydetti.

Menteş Gündüz, şu anda kadük olan kamu reformu konusundaki yasanın, gerekli düzenleme yapılarak 3 maddeyle geçirilebilecek durumda olduğunu kaydetti.

Trafik güvenliğini sağlamak adına ülkede yaşayan yabancılara ehliyet verilmesinin kriterlere bağlanacağı konusuna değinen Gündüz, bu kriterlerin ne olduğunu sorarak, bunun ne kadar süre alacağını ve bu şahıslara araba kiralanıp kiralanamayacağını sordu.

Hükümet programında yer alan özelleştirme konusuna da değinen Menteş Gündüz, bu konunun kendisini memnun ettiğini, doğru yapıldığı sürece de süreci destekleyeceklerini söyledi.

Hükümet programında yer alan yeni yat limanları yapılana kadar mevcut yat limanlarının ne olacağını soran Gündüz, programda mevcut limanlarda neler yapılacağını ayrıntılı olarak göremediğini kaydetti.

Kendilerine daha önce asgari ücret ve burslar konusunda getirilen eleştirilere işaret eden, kendilerine “çocukların ceplerinden elini çekin” dendiğini söyleyen Gündüz, bu eleştirileri yapan kişilerin şimdi bakan olduğunu ifade ederek, bakanların yapacaklarını takip edeceğini anlattı.

Hükümet programında İçişleri Bakanlığı’nın az yer tuttuğunu söyleyen Gündüz, kaymakamlıklar konusunun programda yer almamasını eleştirdi.

SANER: “İCRAATLAR İÇİN TARİH BELİRTİLMEDİ, UCU AÇIK KONUŞMAK DOĞRU DEĞİL… HÜKÜMET PROGRAMINDA KADIN SIĞINMA EVLERİ YOK”

Lefkoşa, 12 Şubat 18 (T.A.K): Cumhuriyet Meclisi’nde Hükümet Programı görüşülmeye devam ediyor.

CANALTAY: “47 SAYFALIK HÜKÜMET PROGRAMINDA TURİZM ÇOK AZ YER ALDI”

UBP Milletvekili Resmiye Canaltay, hükümet programında “KKTC” ifadesinin kullanılmasından kaçınıldığını öne sürdü.

Canaltay, hükümet programında havada kalan ifadeler olduğunu söyledi.

Dışişleri temsilciliklerinin en önemli görevlerinden birinin lobicilik olduğunu dile getiren Canaltay, turizm konusuna da değindi.

Uyuşturucu kullanımının engellenmesi için okullara MOBESE sistemi kurulmasının önemine işaret eden Canaltay, gençlere kariyer danışmanlığı sağlanması gerektiğini belirtti.

Uçak seferlerinin artırılması gerektiğini söyleyen Canaltay, 47 sayfalık hükümet programında turizmin çok az yer aldığını dile getirdi.

Turizmin ambargoları yıkacak güce sahip olduğunu kaydeden Canaltay, programda turizm için sürdürülebilir bir model ifadesinin kullanıldığını dile getirerek bu ifadeyle ne kastedildiğini sordu.

Turizm pazarlaması konusunda hangi analizler yapıldığını soran Canaltay, tanıtım ve pazarlama konusundaki eksikliklerin giderilmesi gerektiğini söyledi.

Canaltay, bu tanıtma pazarlama işlerinin ülke içinde faaliyet gösteren şirketlere yaptırılmasının önemini vurguladı.

Hükümet programında yer aldığı gibi bir turizm örgütü kurulmasının mümkün olmadığını söyleyen Canaltay, e-tanıtım faaliyetlerinin yoğunlaşması için acente ve otellere teşvik verilmesi gerektiğini anlattı.

Girne Antik Limanı mendireğiyle ilgili projeyi değerlendiren Canaltay, bunun yerine Esentepe tarafına bir marina yapılabileceğini kaydetti.

Canaltay, müşavir pozisyonuna getirilen kişilere çeşitli görevler verilebileceğini, Başbakanlıkta koordinasyon kurulu oluşturulabileceğini anlattı.

Çevre konusuna gereken önemin verilmesini isteyen Canaltay, ilgili bakanlığı icraata çağırdı.

ANGOLEMLİ: “YENİ HÜKÜMET HALKTA UMUT YARATTI…”

TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli de “Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz” diyerek başladığı konuşmasında, yeni hükümetin halkta bir umut yarattığını belirtti.

Halkın hükümetten beklentisinin hesap sorulması olduğunu dile getiren Angolemli bunun için bazı kişilerin dokunulmazlıklarının kalkması gerektiğini, bunu da yapacaklarını kaydetti.

Halkın siyasete olan güveninin tesis edilmesi için bunun gerekli olduğunu kaydeden Angolemli, dünyadaki örneklerin aksine KKTC’de hiçbir bakan ya da milletvekilinin adalet önüne çıkmadığını kaydetti.

Birleşik faizin, dövizdeki dalgalanmaların halkın belini büktüğünü, hükümetin bu konuları ele alması gerektiğini anlatan Angolemli, gıda güvenliği konusunda da gereğinin yapılması gerektiğini ifade etti.

“BET SALONLARI ÜZERİNE GİDİLMELİ”

Angolemli “Yuvalar bir bir yıkılmaktadır, hükümetin acımasızca bet salonlarının üzerine gitmesi gerekir” dedi.

Çiftçiye, hayvancıya mazot sağlanması gerektiğini dile getiren Angolemli, ağılların köylerin dışına alınması gerektiğini belirtti.

Müzakereler konusunda Meclis’te ortak bir karara varılması gerektiğini kaydeden Angolemli, böyle bir ortak kararın dünyada yankı yaratacağını söyledi.

ÇALUDA: “ÇALIŞMA İZNİ İŞLEMLERİ KOLAYLAŞTIRILMALI… DENETİMLER SADECE İNŞAATLARLA SINIRLI KALMAMALI”

UBP Milletvekili Aytaç Çaluda da hükümet programında çalışma yaşamına dair bölüme değindi.

Çalışma izinleri konusunda, üçüncü ülkelerden gelen iyi hal belgelerinin nasıl kontrol edileceğini soran Çaluda, işverenlerin çalışma izni çıkarırken yaşadığı sıkıntıların çözülmesi, işlemlerin kolaylaştırılması gerektiğini kaydetti.

Denetçi istihdamı için bütçe olanaklarının yeterli olup olmadığını soran Çaluda, denetim konusunun sadece inşaatlarla sınırlı kalmaması gerektiğini anlattı.

Programda Güzelyurt-Lefke yolunun ne olacağına ilişkin bilgi verilmediğini de belirten Çaluda, hükümetin hayırlı olmasını diledi.

SANER: “İCRAATLAR İÇİN TARİH BELİRTİLMEDİ, UCU AÇIK KONUŞMAK DOĞRU DEĞİL”

UBP Milletvekili Ersan Saner, hükümet programında icraatlar için tarih belirtilmediğini kaydederek ucu açık konuşmanın doğru olmadığını, plan program oluşturulması gerektiğini belirtti.

Saner, Uyuşturucuyla Mücadele Komisyonu’nun nereye bağlı olduğunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini dile getirdi.

Yeşil Hat ticaretinde düşüş yaşandığını kaydeden Saner, projelerin doğru planlanmasının önemine de işaret etti.

Dış temsilcilikler konusunda atılması gereken adımlar olduğunu belirten Saner, açılması planlanan yeni bir dış temsilcilik olup olmadığını sordu.

Saner, hükümetin müzakereler konusunda tavrının ne olacağını; Meclis’in ve hükümetin görüşmelerin neresinde yer alacağını da sordu.

Programda “anavatan” kelimesini pek görmediğini dile getiren Saner, askeri iş birliği konusuna da değindi. Saner, askeri işbirliği anlaşmasına gidilecekse bunu Garanti ve İttifak Anlaşmalarını zedelemeyecek bir şekilde yapılması gerektiğini dile getirdi.

Saner, ulaştırma ve telekomünikasyon konularında neyin ne zaman nasıl yapılacağının açık olmadığını dile getirdi.

Saner charter uçuşların turizm için önemine işaret etti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda kendi görev döneminde ciddi icraatlar yapıldığını söyleyen Saner, “yapılan işlerin sanki tekrar yapılacak gibi gösterilmemesini” istedi.

İş sağlığı ve güvenliği konusunda atılması gereken adımlara işaret eden Saner, bu konuyu ilk kez kendilerinin ele aldığını dile getirdi.

Ersan Saner, hükümet programında kadın sığınma evlerinin yer almadığını ifade ederek bu durumu eleştirdi.

Kendi bakanlığı döneminde yaptığı icraatlara değinen Saner, bakanlık icraatlarının takipçisi olacağını anlattı.

TAK

Devamı gelecek…

Meclis görüşmelerini aşağıdaki bağlantıdan canlı olarak izleyebilirsiniz.

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry

Yorumlar

yorumlar

Kıbrıs Haber Ajansı

İlginizi Çekebilir

45 yaşındaki babaanne: “Bebeği annesi attı”

Ülkede infiale neden iki buçuk aylık bebeğin yere fırlatılması ile ilgili tutuklanan 45 yaşındaki babaanne …